İranlı Aktivist Şerife Muhammedi'nin Hayatı ve Mücadelesi
İranlı kadın ve işçi hakları savunucusu Şerife Muhammedi, son dönemde yaşadığı hukuki süreçle uluslararası kamuoyunun dikkatini üzerine çekti. 1979 yılında İran'ın Urmiye şehrinde dünyaya gelen Muhammedi, 2025 itibarıyla 45 yaşında olup, Reşt kentinde yaşamaktadır. Yaklaşık on yıldır işçi hakları mücadelesi veren Muhammedi, İran'daki çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve işçi haklarının korunması için aktif bir şekilde çalışmaktadır. Urmiye kökenli olan bu aktivist, İran rejiminin baskıcı politikalarına karşı kararlı duruşuyla tanınmaktadır.
İdam Cezası Süreci ve Suçlamalar
Şerife Muhammedi, Aralık 2023'te "devlete karşı propaganda yapmak" suçlamasıyla tutuklandı. İran Devrim Mahkemesi, 4 Temmuz 2024'te Muhammedi'yi idam cezasına çarptırdı. Ancak, yapılan itirazlar sonucunda Yargıtay 39. Dairesi, eksik deliller ve polis raporlarındaki usulsüzlükler nedeniyle bu kararı 12 Ekim 2024'te bozdu. Dosya, Reşt Devrim Mahkemesi 2. Dairesi'ne gönderildi, fakat mahkeme, 13 Şubat 2025'te aynı eksiklikler giderilmeden Muhammedi'yi yeniden idam cezasına mahkum etti.
Muhammedi'nin avukatı Amir Reysiyan, kararın hukuka aykırı olduğunu ve Yargıtay’ın önceki iptal gerekçelerinin dikkate alınmadığını vurgulamıştır. Şu anda Reşt'teki Lakan Cezaevi'nde tutulan Muhammedi, burada fiziksel işkenceye maruz kaldığını ve itiraf için baskı gördüğünü belirtmiştir. Üç ay boyunca tek kişilik hücrede kalan aktivist, bu süreçte 14 kilo kaybetmiş ve ciddi sağlık sorunları yaşamıştır.
Muhammedi'nin Davası ve Uluslararası Tepkiler
Şerife Muhammedi’nin davası, İran'daki kadın ve işçi hakları mücadelesinin sembolü haline gelmiştir. Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve çeşitli kadın örgütleri, idam cezasının kaldırılması ve Muhammedi’nin serbest bırakılması için çağrıda bulunmuştur. Ayrıca, DEM Parti Kadın Meclisi ve TAJÊ gibi Kürt kadın örgütleri de Muhammedi’ye destek mesajları yayınlamıştır. Muhammedi’nin "Bahar yine geldi ve hiçbir kış sonsuza kadar sürmez. İnsan diz çökmemeli, umutla yaşamalıdır" sözü, onun direnişinin ve umudunun bir yansıması olarak dikkat çekmektedir.
Bu dava, İran rejiminin muhaliflere yönelik baskıcı politikalarını ve yargı sistemindeki usulsüzlükleri bir kez daha gündeme getirmiştir. Soruşturma süreci devam ederken, uluslararası kamuoyu, Muhammedi’nin serbest bırakılması yönünde güçlü bir talepte bulunmaktadır.